Bugun...
28 ŞUBAT VE PERUK..


Salih ŞİMŞEK
salih@sonmansethaber.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 01-03-2015 23:56

-- Usta be! —

Tarih’e, meselâ ülkemizin yakın geçmişine, meraklı mısın?

— Ne oldu ki? —

Bugün eski arşivleri karıştırdım. Ne buldum, biliyor musun? 

Söylemezsen nereden bilebilirim ki? 

Bir zamanlar ülkemizin esnafının bazılarının işyerlerinin camlarında şöyle bir reklâm veya duyuru varmış:

'Türban üzerine peruk takılır'…

— Evet, evet... Öyleydi…

1000 yıl sürmesi planlanan ancak 10 yıl bile sürmeden patlayan zulmün dışarı vurmuş hali böyle görünüyordu, meşum 28 Şubat zulmünün yapıldığı sıralarda…  

Allah, bir daha o günleri göstermesin…

Âmin.

Zulüm ilelebet payidar olamaz. Zalimler de bir gün geberir...

Güzel bir tespittir: Zulm ile âbad olanın âhiri berbad olur!

Geçtiğimiz günlerde bunun ispat edilmişlerini yaşadık. 

Bazıları 28 Şubat’ın hâlâ devam ettiğini söylüyorlar...

Bu işte bir terslik var mı dersin?  

Bana göre de devam ediyor, ama şiddet dozu azalmış vaziyette...

Rüyadalar halen…

Şoktan tam olarak çıkmış değiller…

Saman altında icra-i faaliyette...

Umut işte...

Ne olur ne olmaz...

Sular belki bulanır, ortalığı sis kaplar da...

O, acımasızca, vicdansızca ve hayvani bir şekilde işlenen zulmün binde birini muhafazakârlar yapsaydı, şimdi müebbetten içerde olurlardı. Belki de idam edilirlerdi.

Oysa o kara günleri planlayan insan müsveddeleri yaratıklar, bugün Fenerbahçe ordu evi denen firavun sarayında lale devri yaşıyorlar… 

O piyonlar yok mu o piyonlar? Kendileri çaldılar, kendileri oynadılar…

Ülkenin canına okudular. Ülkeyi en az 50 yıl geri götürdüler. Bankaları boşalttılar… Yüzlerce han ve hamam sahibi oldular, sanki ötür tarafa götürebileceklermiş gibi… Gözleri hiç doymadı o mahlûkatın…

Eeee, tarihin çöplükleri de hazır bekliyordu…

Onları, dünya durdukça koruyacaklar tozlu sandıklar içinde…

Cambaza bak cambaza’ diye, hayali senaryolarla, ülkeyi hallaç pamuğuna çevirdiler. 

Allah, sabredenlerle beraberdir. Sabredenler de kazandılar…

Onlar kazandılar da…

Çok sayıda ‘Müslüman kimlikli’ insan da, o ortamda maalesef kaybetti…  

İmtihan dünyası tabii… Kazanan da kaybeden de olacak…

Başka türlü imtihan dünyası olmazdı zaten… 

O karanlık ve korkunç ortamda o kadar çok film çevrildi ki… 

Başrolde: ne olduğu bilinmeyen ‘irtica’ vardı ve hedefte ise ‘milli irade’ bulunuyordu. Millete karşı savaş açılmıştı.  

Çok da figüran vardı, ama meşhur figüranlar arasında Fadime Şahin, Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz başrollerde idiler.

Sadece bunlar değil ki? Kemal Gürüz, Vural Savaş, Nur Sertel, Kemal Alemdaroğlu, Ali Kalkancı ve arka planda adı unutulan daha pek çok figür de vardı…

Yıl 1997 idi, değil mi?

Evet, o yıl senaryo uygulanmaya başladı. 

‘1000 yıl sürecek’ dedikleri zulmün başlangıcı...

Konu film çevirmek olunca, senaryonun ‘kötü adamları’ da olmalıydı; Süleyman Berbatel, Çivik Çir ve Meşhur 5’ li melanet çetesi, bu rolleri üstlendiler…

Millete ‘yarasa’ diyen mahlûkat da yok değildi…

Haksızlık ve zulüm karşısında hiç ‘eğilmemesi gereken’ meslek sahiplerinin büyük bir kısmı yamuldu. Yağcılar, yalakalar ve gönüllü emir kullarının sayıları çoğaldı.

Geldiğimiz noktada onların hepsi unutuldu, ama biz unutmadık ve unutmayacağız…

O zamanın 28 Şubat mağdurları, şimdi başları ‘dik’ ve ‘onurlu’ bir şekilde, ülkelerine hizmet etmeye devam ediyorlar...

Yaşasın tarihin çöplükleri…

Yaşasın zalimler için işkence kuyuları…

NE DEMİŞLER? ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI