Bugun...
Evlilik


Leyla Atacık
leylaatacik34@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 24-12-2016 23:59

Güzel duygular ve iyi niyetlerle başlar genelde beraberlikler. Bir süre yol almak gerekir tanıyabilmek ve alışabilmek için birbirine. Öncesinde ne kadar beraber olsalar da, imza atılıp evlilik kurumuna adım attıktan sonra günbegün birşeyler yolunda gitmemeye başlar. Bazen erkeğin eve geç gelişi sorunken bazen kadının yaptığı yemeğin tuzu fazla denmeye başlar. Çocuk yapmak gerekir , evliliği kurtarmak için acilen. Bu sefer de, çocuk annesinin aşkı olur, tüm enerjisini ona harcar kadın. 


Kadın gün boyu ve gece yorgun olduğundan kendisine dikkat etmemeye başlar. İşte adama fırsat! Kaçırır mı hiç. Bahanesi hazır. Mesai bitse de gece toplantıları çıkmaya başlamıştır adamın. Eve telefon açar "ya aşkım toplantım var, beni yemeğe bekleme. Geç gelirim" Kadın zaten yemek yapmaya pek de niyetli değildir ama bunu karşıya belli etmez "aaa öyle mi hayatım, buen de sevdiğin biber dolmasını yapıyordum, neyse o zaman ben bişeyler atıştırırım, malzemeyi derin dondurucuya koyarım artık, yarın beraber yeriz." kadın neredeyse sevinçten göbek atacak halbuki. Adam karısını inandırdığının, kadın kocasına hizmet etmekten kurtulmanın keyfini yaşarlar. Bu durum günler ve aylarca devam eder. Çocuk büyümeye başlamıştır, en azından laftan anlamaya başladığından beri kadın bedenen rahatlamış ve evliliğinin yolunda gitmediğinin farkına varmıştır. Kocasının eve geç gelmelerinden dolayı rahatsızlık duyması kaçınılmaz olur. 


Akabinde Sesli tartışmalar da tekrar başgöstermeye başlar. Tartışmalara tanık olan çocuk endişelenir, korkar. Ne anneye ne babaya yaklaşır, ortada kalmıştır. Ya ağlar ya da faltaşı gibi açtığı gözleriyle ebeveynlerine bakar. Kimsenin umurunda olmaz çocuk. Ya odasına kaçar ya da bişeyleri düşürüp kırarak farkına varılmasını ister. Bu durumlar o kadar sık yaşanmaya başlanmıştır ki! Bir rutine bağlanmış gibidir sanki. Evliliği kurtarmak adına dünyaya getirilen çocuk kurban olmuştur. Boşanmaya karar verilir. Anne velayetin kendisine verilmesini, baba ise oğlunun/kızının kendisinde olması gerektiğini söyler. Karısı fazla asabidir, çocuğu iyi yetiştiremeyeceğinden söz eder. 'Sanki büyütürken yanındaydı' diye içinden söylenir kadın. Sesli ifade ederse olmaz tabii. Burası mahkeme. Hakimden azar işitmek vardır işin içinde.

 

İnsan yıllarca bir birlikteliği yaşayabilir, aslolan beraber olabilmek. Evlilik denen müessese o kadar zor ki, Alelacele alınacak bir kararla, geleceği ipotek altına almanın alemi yok. Kadın/erkek, evlenme kararını almadan önce; tek başına bir tatile gidemeyeceği, karşı cinsten olan arkadaşlarıyla yalnız görüşemeyeceği hatta bazen hemcinsi olan yılların arkadaşlarıyla bile. İşin haricindeki zamanların beraber değerlendirilmesi gerektiği ya da ortak bir karar içinde olunması. Evin tadilat v.s işlerini tek başına kocaya/kadına yüklenilmeyeceği "sen halledersin" denmeyeceği kısacası artık "ben" merkezli değil "biz" ve "beraber" diyebileceği, her şeyden önce saygı göstereceğine ve gerçekten sevdiğine inandığı kişiyi bulduğuna emin ve ikna olduğunda nikah masasına oturmalı kadın/erkek. 
Bir anlık kararın, ömür boyu pişmanlığa sebep olmaması adına kalp ve mantığı birarada kullanmaya çalışmak mutluluğa giden ilk adımdır.

 

Kulun ibadeti ancak evlenmekle kemal bulur. 

Abdullah Bin Abbas

Sağır bir koca ile kör bir kadın her zaman mutlu bir çifttir. 
İngiliz Atasözü

Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha cok şey bilirler, eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurlardı. 
Sacha Guitry

Kadın kocasını daha az sevmeli, fakat daha çok anlamalı, erkek, karısını daha çok sevmeli, fakat anlamaya çalışmamalıdır. 
Oscar Wilde

Sevmeden evlenmek, inanmadan ibadet etmek gibi alçakça bir iştir. 
Anton Pavlovic Cehov

Bütün trajediler ölümle biter, bütün komediler evlilikle. 
Lord Byron

Evliliğe kutsallık veren, aşktır. 
Tolstoy

Evlenmeden önce gözlerinizi açık tutunuz. Evlenince ise birini kapatınız. 
Honore de Balzac

Evlilik bir kale gibidir. Dışardakiler oraya girmek için, içerdekiler de çıkmak için uğraşır dururlar. 
Çin atasözü

Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir. Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar. 
Bernard Shaw

Evlilik, üzerinde bütün kadınların anlaştığı bütün erkeklerin de anlaşamadığı bir konudur. 
Oscar Wilde

İşte bu özlü sözler ne de güzel özetler evliliği. 
Yaralayıcı olan, Eğer yalnızlıktan korkuyorsanız evlenmeyin. Diyen, Anton Pavlovic Cehov iki kişilik yalnızlıktan bahsederken çok mu abartmış dersiniz? Bana göre hayır. İnsanın iletişim kuramadığı, içinde bastırdığı her hal kendisinin yıpranmasına sebeptir. Tek başına yalnızlığa alışır insan lâkin iki kişilik yalnızlık alışılacak bir durum değildir. Daima beklenti vardır ve bu beklenti nihayetinde bir yerde patlak verir. Hayat; sevinci, kederi paylaşmaktan ibarettir. Kadın sevincini/üzüntüsünü basit ya da hor göreceği nedeniyle erkekle paylaşamıyorsa, erkek; işindeki sorunu veya herhangi bir durumu kadına anlatmayı gereksiz görüyorsa, geriye kalan sessizlik en çok kadını yıpratır. Anlatın arkadaşım derdinizi de sevincinizi de. Üzmeyin kadını, bırakın döksün içini. Arada lafa katılın, dinlediğinizi belli edin, lafını ağzına tıkamayın. Siz de işinizde olan her şeyi olmasa da anlatın ordan burdan. Sinirlendiğiniz bir konu da olsa. Astığınız suratın sebebini anlayamaz kadın, kendisine olduğunu sanır, üzülür. Ha! Eğer gerçekten kadına karşıysa suratınız, bıkmışsanız karınızdan ya da mecburiyetten duruyorsanız hele bu, kadına yapılan en büyük haksızlıktır. Bırakın kadını, eline yüzüne bakılırken belki o da bulur dengini. 


Kadınlar neden çok konuşur biliyor musunuz beyler? Siz dinlemediğiniz için... 
Benden bu kadar. Sürç-i lisan ettimse affola. Herkese mutlu beraberlikler dilerken, sevgi ve aşkla kalın diyorum...





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI